Kolloid Karışım Nedir? Bir Yudum Hayatın Hikâyesi
Kayseri’nin soğuk kış akşamlarında, her zamanki gibi odamda oturmuş, bir yandan sıcak çayımı yudumluyor, bir yandan da karşımda duran defterime göz atıyordum. Bir hafta önce yazdığım bir notu okudum ve içimi bir hüzün kapladı. O günlerde düşündüğüm şey, bana çok uzak, belki de çok basit bir soru gibi geliyordu: “Kolloid karışım nedir?”
Evet, basit bir soru gibi. Ama o an bu soru, hem hayatımda hem de kafamda bir şeylerin değişmesine neden olmuştu. Her şey, bir karışımdan ibaretti; bir araya gelen duygular, anlar, insanların izlediği yollar… Belki de hayatı anlamaya çalışmak, aslında tüm bu karışımların ne olduğunu çözmeye çalışmaktı. Bazen yanıldığımı fark ediyorum, ama işte bazen de ne olursa olsun, her şeyin ne kadar karışık olduğunu anlamak zorundayım.
Kolloid Karışımın Tanımına Yolculuk
Hayatımda en çok karşılaştığım karışımlar neydi, diye düşündüm. Hemen aklıma çocukluğumda annemin yaptığı o güzelim karışımlar geldi. Kayseri’nin bağrından gelen o soğuk rüzgârda, annem mutfakta karıştırırken bir yandan da soğuk çorba hazırlardı. Ama bir şey dikkatimi çekti: Çorba kaynar kaynamaz, içinde bir anda bazen süt, bazen un, bazen de biraz da tereyağı birleşip kaynaşıverirdi. İşte, bunun adı kolloid karışımdı. Karışım, iki farklı maddeden oluşuyordu; biri sıvıydı, diğeri katı. Ama hiçbir zaman birbirine tamamen karışmıyordu. Biri hep diğerinin içinde süzülen minik parçalar gibi kalıyordu.
Ve sonra, o küçük parçalar gibi hissettim. Her birini doğru şekilde birleştirmeye çalışıyordum ama bazen, bazı şeylerin tamamen birbirine karışamayacağını anlamak da gerekiyordu.
Bir Gün Hayatımın Kolloidiyle Tanıştım
Geçen hafta, bir arkadaşım ile sokakta yürürken sohbet ediyorduk. Konu birdenbire iş hayatına, ilişkilerimize, aradaki kopukluklara ve kalp kırıklıklarına geldi. O an, her şey bir anda çorbanın içindeki minik süt taneleri gibi kafamda birleşmeye başladı. O kadar karmaşık bir hal almıştı ki, bir türlü kendimi toparlayamıyordum. Arkadaşıma, “Bazen, hayat da tıpkı kolloid karışım gibi… her şey karışıyor ama hiçbir şey birbirini tutmuyor,” dedim.
O da, “Yani, içindeki süt taneleri bir arada duruyor, ama her biri farklı bir yolda,” dedi.
Bir anda fark ettim ki, kolloid karışım tam da benim yaşadığım duygusal karmaşayı anlatıyordu. İki zıt şey, bir araya gelir ama bir türlü birleşip tek bir şey haline gelmezdi. Kolloid karışımda olduğu gibi, hayatımda da her şeyin arasına minik ama görkemli bir dağınıklık girmeye başlamıştı.
Bir Yudum Çay, Bir Yudum Hayat
Bir gün yine çayımı içiyordum, ama bu kez biraz daha farklıydı. Çay bardağının içindeki buharla karışan gözlerim, bir anda o eski anılara gitti. Kolloid karışım neydi? İki farklı madde, birbirine karışamadan bir arada duruyordu. Ama her zaman birbirlerini var ediyorlardı, her zaman birbirlerinin bir parçasıydılar.
Hikâyenin içinde kaybolmuş bir parçayı hatırladım. Bir gün, eski sevgilimle bir kafe köşesinde otururken, bir yudum çay içtik. O an bir şey fark ettim: Birbirimize bir süre önce dargın olmuştuk, ama her birimiz aynı karışımda yer alıyorduk. Ayrıydık ama yine de bir şekilde birbirimize aittik. İki zıt maddemiz vardı ama her şey olduğu gibi kaldı. Bu da kolloid karışım gibiydi. Birbirini sevemeyen, fakat yine de var olmak zorunda olan iki farklı şey. Bir yanda hayal kırıklığı, diğer yanda umut. Hepsi o karışımda gizliydi.
Sonuç: Kolloid Karışım, Hayatın Kendisi
İşte o an, hayatımın en önemli derslerinden birini aldım. Kolloid karışım nedir? Duygusal bir karışımın ta kendisidir. İçinde duygular, anlar ve insanlar bir arada durur. Ama bazen birbiriyle tamamen birleşmeden. Birlikte var olurlar ama her biri bir başka yol izler. Hayat, biz ne kadar birbirimize karışmak istesek de, bir şekilde kendi yolunu izlemeyi seçer.
Bazen kayboluruz, ama sonunda, her şeyin yeniden düzenlendiği, çözülemediği ama yine de bir şekilde sürdüğü bir karışımda buluruz kendimizi. O an, her şeyin anlamını, belki de bir çay bardağında bulmuş oluruz.