MSÜ’de Boy Önemli Mi? Bir Genç Yetişkinin Hikayesi
İstanbul’a doğru ilerlerken, MSÜ için yapılacak sınavın başvuru sonuçlarını dört gözle bekliyordum. Kayseri’den, büyük bir hayalle çıktığım bu yolda, her anıma sinmiş olan o heyecanı hala unutamıyorum. Ancak, tek bir soru vardı kafamda: “Boyum yeterli mi?” Bu soruyu her geçen gün biraz daha fazla düşünür oldum. Çünkü MSÜ, bir okul değil, hayatımı şekillendirecek bir yoldu. Bu yolun başlangıcında, boyumun yeterli olup olmayacağı ise tam anlamıyla bir bilinmezlikti.
İlk Sınav ve Boy Sorusu
Sınavı geçip, mülakatlara çağrıldığımda, birkaç geceyi uykusuz geçirdim. İçimde, bir yandan heyecan bir yandan da büyük bir korku vardı. Aslında MSÜ’ye girebilmek, beni o kadar mutlu ediyordu ki, bir yandan da fiziksel şartların engel oluşturmasından çok korkuyordum. Çünkü boy, hem fiziksel hem de psikolojik olarak kendimi yetersiz hissettiren bir faktördü. Ne zaman bir arkadaşım MSÜ’deki mülakatların zorluğundan bahsetse, aklıma ilk gelen şey “boyum yeter mi?” sorusu olurdu. Uzun boylu arkadaşlarımın avantajı olduğunu düşündüğüm o anlar, beni biraz daha içine kapanık yapıyordu. Ama biliyordum ki, bu sadece bir sınavdı, ve ben de çok çalışarak bu engelleri aşabilirdim.
İlk mülakat günü geldiğinde, içimdeki bu korkuyla odaya adım attım. Diğer adaylar kadar heyecanlıydım ama aynı zamanda kendimi bir adım geride hissediyordum. Odaya girip sıra bana geldiğinde, görevli memur ilk olarak boyumu ölçmeye başladı. Tam o anda, kalbim hızla atmaya başlamıştı. “Acaba yeterli olacak mı?” diye düşünmeden edemedim. Bir saniye bile süren bu ölçüm anı, sanki bir ömre bedeldi. Sonunda, boyumun yeterli olduğunu söyledi. Bir nebze rahatladım ama bir şeyler eksikti. Her şeyin tamam olduğunu hissetmiyordum.
Fiziksel Yetersizlik ve Psikolojik Engeller
Boyun yeterli olduğu an, aslında bazı şeylerin çözülmüş olduğunu düşündüm. Ama hayal kırıklığım, fiziksel yetersizliklerin sadece bedenle değil, kafayla da ilgili olduğunu bana gösterdi. O odada, diğer adaylarla konuşurken fark ettim ki, sadece boy önemli değilmiş. Her biri başka bir hikaye taşıyor, farklı bir bakış açısına sahipti. Yüksek sesle konuşan, gülüşüyle odadaki havayı değiştirenler vardı. Bazılarının görünüşü, bazılarının tavırları, bazılarıysa sadece içsel güçleriyle öne çıkıyordu. Boy, bir özellik olabilir ama başarı, insanın içindeki kuvvetle doğru orantılıydı. O zaman fark ettim: Eğer gerçekten istersen, her şey yolunda giderdi.
Hayal Kırıklığı ve Gerçekle Tanışma
Sonrasında, birkaç hafta boyunca MSÜ ile ilgili düşüncelerimi daha derinlemesine inceledim. Boyun yeterli olduğunu bilmek, aslında sadece başlangıçtı. Bu sınav, sadece fiziksel değil, duygusal ve mental bir sınavdı. Boyunla ilgili kaygıların, gerçekte seni engelleyen tek şey olmadığını anlamıştım. Yani o gün, o mülakattan sonra, boyumun artık bir engel olmadığını kabul ettim. Ama bu, başka engellerin olmadığı anlamına gelmiyordu. İçsel engeller, hayal kırıklıkları ve korkular, fiziksel sınavlardan daha zorlayıcı olabilirdi. Sonuçta, başarının sırlarını sadece beden değil, zihin de belirlerdi.
Umut ve Hedeflere Ulaşmak
O gün, boyumun MSÜ’ye girme yolundaki tek engel olmadığını fark ettikten sonra, bu okula olan tutkum daha da arttı. Artık sadece fiziksel yeterlilik değil, aynı zamanda psikolojik dayanıklılık ve özgüven de önemliydi. Her sınavda olduğu gibi, başarı için sadece dışsal faktörler değil, içsel motivasyonlar da etkiliydi. İşte o an, asıl sınavın, içimdeki engelleri aşmak olduğunu anlamıştım.
Hayat bazen bize, sadece fiziksel değil, duygusal sınavlar da sunar. Bu sınavlar ne kadar zorlayıcı olsa da, her biri bizi daha güçlü kılar. MSÜ’de boyun ne kadar önemli olduğunu bilmiyorum. Ama bildiğim tek şey, kendini her şeyin önünde tutman gerektiğidir. O an, fark ettim ki boyum ne olursa olsun, bana sadece bir ölçüt sunuyor. Gerisi, tamamen benim ellerimdeydi. Bunu başarmaya kararlıydım. Çünkü bazen engeller, sadece hayal ettiğimiz kadar büyürler.
Sonuç olarak, MSÜ’ye girmek, sadece fiziksel bir yeterlilik değil, aynı zamanda içsel bir güç gerektiriyor. Boyumun ne kadar önemli olduğunu düşündüğüm zamanlardan sonra, aslında en önemli şeyin, içindeki potansiyeli keşfetmek ve ona inanmak olduğunu öğrendim. Sadece boy değil, kalbinin büyüklüğü de seni istediğin yere götürür. O yüzden, boyun ne olursa olsun, önemli olan ne kadar güçlü olduğundur.