Filler Ne Zaman Ölür? Bir Öğrenme Deneyimi Olarak Yaşamın Sonu Eğitim, yalnızca bilgi aktarmakla kalmaz, aynı zamanda insanın hayatına anlam katma, varlık sebeplerini sorgulama ve dünyayı farklı gözlerle görme fırsatı sunar. Bu sürecin derinliklerine inildikçe, insan zihni, öğrendiği her şeyle bir bütün olur ve öğrendiği her yeni şey, dünyayı daha kapsamlı bir şekilde algılamasına olanak tanır. Tıpkı yaşamın anlamını ve zamanın akışını sorguladığımızda olduğu gibi, “filler ne zaman ölür?” gibi bir soruya da pedagoji üzerinden yaklaşmak, öğrenme teorilerini, toplumsal boyutları ve teknolojinin eğitimdeki etkisini anlamamıza ışık tutar. Fillerin ölüm zamanı, elbette literal bir soru olmanın ötesinde, hayatın kaçınılmaz gerçeğine, zamanın…
Yorum BırakKategori: Makaleler
İçsel Bir Mercek: İnsan Psikolojisi ve Ekstrem Olaylara Doğru İnsan davranışlarının karmaşık örüntülerini incelerken aklımda sürekli bir soru var: Bir olayı “ekstrem” yapan tam olarak nedir? Günlük yaşamda karşılaştığımız pek çok durum stresli, sıradışı ya da beklenmedik olabilir. Ancak bazı olaylar vardır ki bilişsel, duygusal ve sosyal süreçler üzerinde derin izler bırakır. Bu yazıda Ekstrem olay nedir örnekleri? sorusunu psikolojik bir mercekten ele alacağım. Okuyucuların kendi içsel deneyimlerini sorgulamalarına yardımcı olacak sorularla ilerleyeceğim. Ekstrem Olay Nedir? Ekstrem olaylar, bireylerin alışılmış stres yanıtlarının ötesine geçen, beklenmedik ve yoğun psikolojik tepkilere yol açan deneyimlerdir. Bu tür olaylar sadece fiziksel tehlike içermekle kalmaz;…
Yorum BırakBilgisayarın RAM’ine Nasıl Bakılır? Antropolojik Bir Perspektif Dünyanın dört bir yanındaki kültürlerin, teknolojiye bakışı çok farklı olabilir. Biz modern toplumlar, teknolojiyi gündelik yaşamımıza entegre etmişken, diğer bazı toplumlar, teknolojiyle olan ilişkilerini farklı bir biçimde şekillendiriyor. Elektronik cihazların, bilgi sistemlerinin ve dijital araçların kültürel anlamlarını keşfetmek, insanlık tarihinin teknolojiyi nasıl benimsediğine dair derinlemesine bir bakış açısı sunar. Bugün sizleri, bu yazıda, sadece bir teknik mesele olan “bilgisayarın RAM’ine nasıl bakılır?” sorusunun ardındaki antropolojik katmanları keşfetmeye davet ediyorum. Bilgisayarın RAM’ine bakmak, temelde cihazın anlık bilgi işleme kapasitesini ölçmekle ilgilidir. Ancak, bunu yalnızca bir teknik işlem olarak görmek yerine, toplumsal yapılarla, kültürel kimliklerle…
Yorum Bırak1000 TL’de Kaç Sıfır Vardır? Bir Felsefi Yaklaşım Bazen, yaşamın en sıradan soruları, bizi en derin düşüncelere sevk eder. Örneğin, “1000 TL’de kaç sıfır vardır?” sorusu, gözümüzle gördüğümüz bir gerçekliği basitçe hesaplamak gibi gözükse de, aslında ona biraz daha derinlemesine bakıldığında, insanın bilgiye, değerlerimize ve varoluşumuza dair temel soruları gündeme getirebilir. Bu yazı, bu basit soru üzerinden felsefi bir yolculuğa çıkmanızı, insanlık tarihinin temel meselelerini sorgulamanızı sağlamak amacını taşımaktadır. Peki, gerçekten bildiğimiz her şey doğru mu? Gerçeklik, her zaman düşündüğümüz gibi midir? Ve etik anlamda, toplumların sayısal değerleri üzerinden nasıl bir dünya görüşü inşa ettiğimizi hiç sorguladık mı? 1. Ontoloji…
Yorum BırakÇanakkale Köprüsü İki Kıtayı Birbirine Bağlar mı? Öğrenmenin dönüştürücü gücüne inanıyorum. Bir insan, sahip olduğu bilgiyi, farkındalığı ve anlayışı birleştirdiğinde dünyayı tamamen farklı bir bakış açısıyla görebilir. Eğitim, sadece bireyin değil, toplumun da şekillenmesinde hayati bir rol oynar. Bugün, bu satırlarda, bir eğitimci olarak size sadece bir inşaat harikasından değil, aynı zamanda bir köprünün, iki kıta arasındaki sınırları nasıl aştığından ve toplumsal etkilere nasıl yol açtığından bahsetmek istiyorum. Çanakkale Köprüsü, sadece fiziksel anlamda değil, eğitim ve öğrenme bağlamında da derin etkiler bırakacak bir semboldür. Peki, gerçekten de Çanakkale Köprüsü iki kıtayı birbirine bağlar mı? Gelin, bu soruyu birlikte derinlemesine inceleyelim.…
Yorum BırakSöz Eylem Kaçıncı Bölümde Geri Dönüyor? Siyaset Bilimi Perspektifinden Bir Değerlendirme Toplumları anlamaya çalışırken, hepimiz gücün ve düzenin nasıl işlediği üzerine kafa yoruyoruz. En temel düzeyde, güç sadece devletin ya da büyük kurumların elinde değil; her birey ve topluluk, farklı seviyelerde güç ilişkilerinin içine doğar ve bir şekilde bu ilişkileri yönlendirir. Ancak, bu ilişkiler genellikle gizli, örtük veya belirli ideolojilerle şekillendirilir. Peki, bu “gizli” gücü, toplumsal düzeni ve siyasetin işleyişini anlamak için nereden başlamalıyız? Belki de en iyi yer, siyasetin özüyle ilgili bir sorudur: Söz eylem ilişkisi ne zaman, nasıl ve hangi koşullarda geri döner? Siyasetin temel kavramlarından biri olan…
Yorum BırakKuşe Kağıt Hangi Yazıcıda Kullanılır? Psikolojik Bir Bakış Hepimizin hayatında, tercihlerimizi ve alışkanlıklarımızı şekillendiren, görünmeyen pek çok faktör vardır. Bir nesneye bakarken veya bir seçim yaparken, bazen neyi neden tercih ettiğimizi anlamak, gerçekten karmaşık bir süreç olabilir. Örneğin, bir baskı işini yaparken kuşe kağıt tercih ettiğimizde, bu tercihin ardında neler yatıyor? Kağıt türü, yazıcı seçimi ve bunların birleşimindeki uyum, yalnızca teknik bir mesele değil, aynı zamanda duyusal, bilişsel ve duygusal süreçlerin etkisiyle şekillenen bir davranış biçimidir. Kuşe kağıdının hangi yazıcıda kullanılacağına dair basit bir soru, aslında insan davranışlarını ve bu davranışların ardındaki psikolojik süreçleri anlamak için bir pencere açabilir. Bu…
Yorum BırakBayrağımız Neden Oluşur? Türkiye Cumhuriyeti’nin bayrağı, hemen hemen her köşe başında karşımıza çıkan bir sembol. Okuldan, sokaktan, kamusal alanlardan bir şekilde hep gözümüze çarpıyor. Peki, gerçekten bayrağımızın neyi simgelediğini tam olarak biliyor muyuz? Bayrağımızı ilk gördüğümüzde, içinde bir anlam ararız. Ay yıldız, kırmızı renk… Kimi için bu sadece bir milli sembol, kimi içinse derin anlamlar taşır. Ama belki de hiç düşünmediğimiz şey, bayrağımızın bu kadar önemli olmasının, sadece bir renk paletinden ya da şekilden ibaret olmaması. Hadi başlayalım: Bayrağımızın aslında sadece neyi temsil ettiğine değil, nasıl bir sembol haline geldiğine de bakalım. Bunu yaparken hem gücüne hem de bazı zayıf…
Yorum BırakKanunu Caiz Mi? Edebiyatın Işığında Bir Anlam Arayışı Kelimelerin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Bir edebiyatçı olarak, kelimelerin gücüne derinden inanırım. Her kelime, bir dünyayı, bir karakteri, bir yaşamı anlatma gücüne sahiptir. Kelimeler sadece anlatımı değil, düşünceyi, duyguyu ve hatta toplumsal yapıyı dönüştürebilir. Anlatıların dünyasında her soru, her soru işareti bir anlam evrenine kapı aralar. İşte bu yazıda, bir soru üzerinden derinlemesine bir edebi çözümleme yapacağım: “Kanunu caiz mi?” Bu soru, sadece bir dini ya da hukuki meseleyi değil, aynı zamanda insana dair evrensel bir sorgulamayı içinde barındırır. Edebiyat, bu tür sorulara yeni anlamlar katmak, onları farklı bir bakış açısıyla…
Yorum BırakEthem Efendi Kaçta Açılıyor? Geçmişten Günümüze Bir Zaman Yolculuğu Bir tarihçi olarak, geçmişin izlerini bugünle bağdaştırmaya, tarihin kalıntılarından günümüzün dinamiklerine dair anlamlar çıkarmaya çalışmak her zaman büyüleyici olmuştur. İstanbul’un tarihi dokusunda yer alan mekanlar, yalnızca birer fiziksel varlık değil, aynı zamanda zamanın akışına tanıklık eden, toplumsal ve kültürel kırılmaların izlerini taşıyan canlı tarih parçalarıdır. Ethem Efendi, İstanbul’un kadim çarşılarından biridir ve geçmişten günümüze varlığını sürdüren mekanlardan biridir. Peki, Ethem Efendi kaçta açılıyor? Bu soru, sadece bir dükkanın açılış saati olmaktan çok, bir zaman diliminin ve toplumsal değişimin göstergesi olarak karşımıza çıkar. Bu yazıda, Ethem Efendi’nin tarihine, toplumdaki yerinin evrimleşmesine ve…
Yorum Bırak