Ağaç Budamadan Sonra Ne Yapılır? Bir Başka Yaz Günü
Birkaç hafta önce, Kayseri’nin sıcak, bunaltıcı havası altında, bahçemdeki o eski ağacı budamaya karar verdim. Her yıl olduğu gibi, bu yaz da biraz temiz hava almak, biraz düşünmek istedim. Fakat bu sefer işlerin farklı gelişeceğini, ağacın her dalının, her yaprağının, bana geçmişimi hatırlatacağını bilmiyordum. O gün, her şey bir anda değişti.
Ağaçla İlk Karşılaşmam
Yıllar önce, babamla birlikte dikmiştik o ağacı. Şimdi, büyümüş, kökleri derinlere inmişti ve adeta bizimle yaşlanmış gibiydi. Babam her yıl ona bakar, düzenli olarak budardı. O zamanlar, her şey çok basitti. Babam bana ağacın nasıl büyüdüğünü, nasıl sağlıklı olduğunu anlatırken, ben de sadece “Evet, baba” diyerek geçiştirirdim. Ama bir şey değişti: Babam bu yıl yoktu. Her şeyin ağırlaştığı, yavaş yavaş yokluğunun her an hissedildiği bir yazdı.
Bir sabah, nihayet karar verdim. Bahçeyi toparlamam gerekiyordu. Bu sefer, ağacı ben budayacaktım. Elimdeki makas, bir şekilde bana korkutucu geliyordu. Bunu bir görev olarak hissettim, ama aynı zamanda bir sorumluluktu. Bir ağaç budamak, bir insanın geçmişini budamak gibiydi; kolayca yapamayacağınız bir şey. Her dal, her yaprak, bir anıyı taşıyor gibiydi.
Ağaç Budama Anı: Hayal Kırıklığı ve Üzüntü
İlk dalı kestim. Sesini duydum; bir çatlama sesi. Sanki bir şey kırılmıştı. O kadar keskin ve soğuk bir ses… Birkaç dakika sessiz kaldım. Gözlerim biraz bulanıklaştı. Bu kadar basit bir şey mi olmalıydı? Babamı düşünüyorum. O, her dalı sevgiyle keserken, ben niye böyle hissediyorum? Budamak, sadece bir işlem değil, bir yitiriştir. Babamın ellerinin her hareketi gibi, bu da bir kayıp. Bir insanın kaybettiği şeylerin en zor olanı, geçmişindeki bir şeyin aniden yok olmasıdır.
Ağaç bir süre daha budandı, ama her dal bir şekilde bana ağrılı bir şekilde bağlanıyordu. Daha fazla dal kesemedim, kesmekten korktum. Birkaç dal daha bıraktım, geriye sadece yarım yapılmış bir iş kaldı. Babamın elleri yoktu, ama ben, ona ait bir şeyler buluyordum her dalda. O an, ağacın ne kadar güçlü olduğunu değil, aslında ne kadar kırılgan olduğunu fark ettim. Bütün bu büyüklüğüne rağmen, her şeyin kırılabileceğini düşündüm.
Ağaç Budamadan Sonra Ne Yapılır? Sorunun Cevabı
Sonra, bir anda düşündüm: Ağaç budamadan sonra ne yapılır? Sadece kesmek yeterli mi? O anda içimde bir boşluk oluştu. O boşluğu doldurmak için, babamın “Sonra bir kahve içelim,” demiş olduğu anları düşündüm. O sabah, onu hatırladım. Bütün bu duygular arasında kaybolmuşken, bir şey yapmam gerektiğini hissettim. Fakat ne yapacağımı bilmiyordum.
Bahçede, kesilen dalın üstüne oturdum ve uzun bir süre düşündüm. Kendimi kaybolmuş hissettim. Gerçekten ne yapmak istiyordum? Ağaç kesmek, sadece bir fiziksel eylem gibi görünse de, aslında bir iç yolculuğa dönüşüyordu. Kendime, “Bunu nasıl tamamlayacağım?” diye sordum. Ama yanıt, aslında basitti: Öncelikle kendimi affetmem gerekiyordu. Yavaşça kalktım, biraz derin bir nefes aldım ve düşündüm. Ağaç kesmek, bir kaybı kabul etmek, hayatın geçici olduğunu anlamak gibiydi. Bunu kabul ettiğimde, belki de başka bir şey yapmam gerekecekti.
Ağaçla Son Sohbet: Kabul ve Umut
Ağaç budama işini yarıda bırakmıştım, ama bir süre sonra o eksik kalan dalı tekrar kesmeye karar verdim. Bu sefer, hiçbir duygusal bağ hissetmedim. Sadece dalı kestim, ama içimde bir rahatlama vardı. Belki de kabul etmem gereken şey, hayatın her anında bir kayıp ve bir kazanım olduğu gerçeğiydi.
İçerideki boşluğu doldurmak için, dışarıya bakarken “Baba, ben bunu başardım,” dedim. O an, belki de bu yazının en önemli anıydı. Ağaç, sanki bana yeni bir umut sunmuştu. Gelecek yıllarda daha güzel olacağını biliyordum. Bazen kesmek, büyütmekten daha zor olabilir. Ama sonunda, her şeyin başka bir biçime dönüşeceğini de öğreniyoruz.
Sonuç: Bir Dönüşüm Süreci
Ağaç budamadan sonra ne yapılır? Bazen hiçbir şey yapmanıza gerek yoktur. Sadece durup, nefes alırsınız. Duygularınızı kabul edersiniz. Bir dal keserken, hayatınızın bir dönemini kesiyorsunuz. Ve sonra, o kesilen dalın yerine yeni bir şey gelir. Bunu görmek, her şeyin bir dönüşüm süreci olduğunu anlamak, hayatın en büyük öğrenilerindendir.
Belki de bazen, başkalarının eksikliklerini tamamlamadan önce, kendi eksikliklerimizi kabul etmemiz gerek. Babam gibi güçlü birini kaybetmek, aslında beni daha güçlü yaptı. Ağacın budanması gibi, bir kayıp bir kazançtır.