Bir Harfin Peşinde Başlayan Hikâye
Kayseri’nin kışları sert olur derler, ama insanın içindeki bazı kışlar dışarıdaki havadan daha ağırdır. Ben bunu 25 yaşında anladım. O gün elimde bir telefon vardı, ekranda tek bir şey yazıyordu: “G ne demek TDK?”
Bunu yazan bendim. Ama o anki benle şimdiki ben arasında sanki yıllar vardı.
İçimde bir boşluk vardı, tarif etmesi zor. Ne tam bir kırgınlık, ne de net bir kayıp… daha çok adı konmamış bir eksiklik. O yüzden kelimelere sarıldım. Çünkü ben hep böyleyim; duygularım karışınca önce sözlük açarım, sonra kendimi anlamaya çalışırım.
O Gün: Bir Mesaj, Bir Sessizlik
O sabah her şey sıradan başlamıştı. Kahvemi almıştım, camdan dışarı bakıyordum. Kayseri’nin gri gökyüzü yine üstümüze çökmüş gibiydi. Telefonum titredi.
Bir mesaj.
Tek kelime.
“G”
Başka hiçbir şey yoktu. Ne açıklama, ne emoji, ne nokta… Sadece “G”.
İçimde bir şey koptu ama neden koptuğunu hemen anlayamadım. Önce mantık devreye girdi: “Bu bir kısaltma olabilir.” Sonra kalbim konuştu: “Ama neden bana böyle kuru bir şey gönderdi?”
Ve o an yaptığım ilk şey şu oldu: Google’a “G ne demek TDK?” yazmak.
Sanki Türk Dil Kurumu bana bu duygunun anlamını verecekmiş gibi.
İçimdeki Boşluk ve Anlam Arayışı
Ekrana bakarken kendimi tuhaf hissettim. Bir harf yüzünden bu kadar etkilenmek… saçma gibi geliyor ama değildi. Çünkü mesele harf değildi, mesele onun ardındaki sessizlikti.
İçimdeki duyguyu bastırmaya çalıştım ama olmadı. Bir yandan “Abartıyorsun” diyordum kendime, diğer yandan göğsümde sıkışan şey büyüyordu.
TDK sayfasına baktım.
“G” harfi için net bir anlam yoktu. Zaten olamazdı da. Harfler tek başına duyguları anlatmazdı.
Ama ben yine de cevap arıyordum.
Çünkü insan bazen anlamı sözlükte değil, bir başkasının kalbinde arar.
İlk Yorum: Mantığın Sesi
İçimdeki mantık tarafı konuştu:
“Belki yanlışlıkla gönderildi. Belki ‘geldim’ demek istedi. Belki de sadece test mesajı.”
Bu açıklamalar rahatlatıcıydı ama tam oturmuyordu.
Çünkü bazı mesajlar teknik değil, duygusaldır. Ve bunu hissettiğim anda anladım: Bu “G” sadece bir harf değildi. Bir şeyin eksiltilmiş haliydi.
Ama neyin?
Hatıralar Arasında Kayboluş
O gün öğleden sonra dışarı çıktım. Kayseri soğuğu yüzüme vururken yürüdüm. Kulaklarımda hiçbir şey çalmıyordu. Çünkü kendi iç sesim zaten yeterince gürültülüydü.
Bir bankta oturdum.
Telefonu tekrar açtım.
Mesaja baktım.
“G”
Ve o an istemsizce geçmişi düşündüm.
Bizim konuşmalarımızı…
Eskiden cümleler uzundu. “Nasılsın?” bile sadece bir soru değildi. İçinde merak, özen, hatta bazen endişe olurdu.
Şimdi ise tek harf.
İçimdeki insan tarafı fısıldadı:
“Bu bir uzaklaşma olabilir.”
Bu düşünce içimi acıttı. Çünkü bazı uzaklaşmalar sessiz olur. Kapı çarpmaz, bağırış olmaz. Sadece kelimeler azalır. Sonra harfler.
İçimdeki Çatışma
Bir yanım hâlâ umut etmek istiyordu.
“Belki bir şey anlatmak istedi ama kısa yazdı.”
Diğer yanım ise çok netti:
“Bitti.”
İkisi aynı anda konuşunca insanın içi daha da kalabalık oluyor.
Ben o bankta otururken kendime itiraf ettim: Bu tek harf beni düşündüğümden daha fazla etkilemişti.
Çünkü mesele “G ne demek TDK?” sorusundan çok daha derindi.
Mesele, bir insanın sana ne kadar yer ayırdığıydı.
Gece: Sessizliğin En Yüksek Hali
Gece olduğunda Kayseri daha da sessizleşir. Sokak lambaları yanar ama ışıklar bile yorgun görünür.
O gece uyuyamadım.
Telefon elimdeydi.
Bir cevap yazmak istedim.
Ama ne yazacağımı bilmiyordum.
“G ne demek?” diye sormak bile komik geliyordu. Çünkü cevabın dilde değil, ilişkide olduğunu hissediyordum.
İçimdeki mühendis tarafı bile sustu o an. Hesap yapamadı. O kadar netti ki belirsizlik, hiçbir formüle sığmadı.
İçimdeki insan tarafı ise sadece şunu dedi:
“Bekliyorsun.”
Ama neyi beklediğimi ben de bilmiyordum.
Ertesi Gün: Küçük Bir Gerçek
Ertesi gün mesaj geldi.
Bu kez daha uzundu:
“Dün sadece ‘geldim’ yazacaktım, otomatik oldu.”
Okuduğum an içimde garip bir şey oldu.
Rahatlama mıydı, hayal kırıklığı mıydı, yoksa ikisinin karışımı mı… bilmiyorum.
Çünkü bazen cevaplar, insanın hayal ettiği kadar dramatik olmaz. Ama duygular yine de dramatik kalır.
Ekrana baktım.
“G ne demek TDK?” sorusu hâlâ içimde bir yerde duruyordu ama artık farklı bir anlam kazanmıştı.
Sonradan Anladığım Şey
O “G”, aslında bir bitiş değildi.
Ama bir başlangıç da değildi.
Daha çok arada kalan bir şeydi.
Eksik yazılmış bir cümle gibi.
Ve ben o eksikliğin içine kendi hikâyemi koymuşum.
İçimde Kalan Yankı
Günler geçti.
Ama bazı şeyler geçmedi.
Bazen telefona bakıyorum ve o tek harf aklıma geliyor.
Artık biliyorum ki “G ne demek TDK?” diye sorarken aslında dilin değil, duygunun sözlüğünü arıyordum.
Çünkü bazı anlamlar sözlükte bulunmaz.
İnsanların yazdığı küçük şeylerde saklıdır.
Bir kelime eksik olur.
Bir harf fazla gelir.
Ya da sadece “G” kalır.
Sonuç Yerine: Tek Harfin Öğrettiği
Merhaba Farkihisset ziyaretçileri! Günümüzün konusu: “Hedef ile amaç aynı şey mi”. Hazırsanız başlayalım!
Şimdi geriye dönüp baktığımda şunu görüyorum: O gün beni yaralayan şey bir harf değildi.
Beni yaralayan, o harfin bana ne hissettirdiğiydi.
Kayseri’nin soğuk sokaklarında yürürken öğrendiğim bir şey var: İnsan bazen en çok, en az şeyle kırılıyor.
Ve ben “G ne demek TDK?” diye arattığım o gün, aslında kendime şunu sormuşum:
“Ben bu hikâyede neredeyim?”
Cevap hâlâ tam net değil.
Ama artık biliyorum ki bazı soruların cevabı sözlükte değil, insanın içinde saklı kalıyor.
“Hedef ile amaç aynı şey mi” konusundaki yazımızı okuduğunuz için teşekkür ederiz. Farkihisset olarak sizlere her zaman kaliteli içerik sunmaya devam edeceğiz.
Benzer Bir Yazı: Harajuku style nedir ?