İçeriğe geç

Karadeniz bölgesinde hangi iller var ?

İzmir’de Bir Kahve, Marmara Bölgesi’nde Kaybolan Zihin Haritam

Yine bir Farkihisset içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Karadeniz bölgesinde hangi iller var”.

İzmir’de yaşıyorum. 25 yaşındayım. Kahve elimdeyse her şeyi çözebilirmişim gibi hissediyorum ama gerçekte en basit konularda bile Google’a danışıyorum. O gün de öyle bir andı.

Arkadaş grubu WhatsApp’ta hararetli bir tartışma başlatmıştı:

“Abi Marmara Bölgesi’nde hangi iller var ya, hızlı sayın.”

Ben de kahvemi bir yudum aldım, kendime fazla güvenerek yazdım:

“Kolay.”

Sonra ekranı açtım… ve o an beynimde bir sessizlik oldu. Ama öyle huzurlu bir sessizlik değil; daha çok “burada bir yanlış var ama nerede?” sessizliği.

Çünkü gerçek şu: Marmara Bölgesi’nde hangi iller var sorusu, dışarıdan bakınca basit, içeriden bakınca “coğrafya boss level” bir soru.

Marmara Bölgesi’nde hangi iller var? (Benim zihinsel çöküş sürecim)

İlk refleksim şu oldu:

“İstanbul var… kesin.”

Sonra durdum.

“Eee… Bursa da vardı galiba… hani kestane şekeri falan…”

Ama sonra iç sesim devreye girdi:

> “Emin misin? Yoksa sen sadece Bursa’yı tatlılarıyla mı hatırlıyorsun?”

Ve işte o an zihnimde Marmara Bölgesi, bir anda eksik puzzle gibi dağıldı.

Arkadaş grubu yazmaya devam ediyordu:

“Tekirdağ var mıydı?”

“Edirne kesin var”

“Kocaeli zaten sanayi değil mi ya?”

Ben ise İzmir’de mutfakta tek başıma savaş veriyordum. Kahve soğumuş, ben hâlâ coğrafya savaşındaydım.

Marmara Bölgesi’nin illeriyle tanışma: Hafıza sarayı hatası

Kendi kendime dedim ki:

“Tamam, sakin ol. Sistem kur.”

Ve zihnimde şöyle bir liste oluşturmaya başladım:

İstanbul (tamam, net)

Bursa (tamam gibi)

Kocaeli (otobanlardan hatırlıyorum)

Sakarya (burası biraz flu)

Tekirdağ (köfteyle bağlantılı olabilir)

Edirne (sınır, bayrak, köprü hissi)

Kırklareli (bu ismi daha çok haber bülteninde görüyorum)

Yalova (feribotla gidilen yer değil mi?)

Bilecik (burası var mıydı yoksa sınav tuzağı mıydı?)

Balıkesir (Ege mi Marmara mı… hayatımın sorusu)

Çanakkale (burası %70 Marmara %30 “ben Ege’yim” diyor gibi)

Tam bu noktada iç sesim tekrar konuştu:

> “Sen coğrafya değil, duygusal ilişki kuruyorsun illerle.”

Haklıydı. Çünkü ben illeri bilgiyle değil, anılarla hatırlıyordum.

İzmirli biri olarak Marmara’yı çözmeye çalışmak

İzmir’de büyümüş biri olarak Marmara Bölgesi’nde hangi iller var sorusu bana hep biraz “kalabalık bir akraba düğünü” gibi geliyor.

Herkes orada ama kim nereden geldi belli değil.

Arkadaşım telefonda dedi ki:

“Lan sen İzmirli değil misin, Ege’yi biliyorsun, Marmara’yı da bil.”

Dedim ki:

“Ben Ege’yi de bilmiyorum, sadece deniz var diye seviyorum.”

İstanbul: Marmara’nın ‘ben buradayım’ diye bağıran ili

İstanbul’u düşününce zaten diğer iller otomatik olarak gölgede kalıyor.

İç sesim:

> “Marmara Bölgesi’nin lideri belli, diğerleri aslında DLC karakter.”

İstanbul’u herkes bilir ama benim zihnimde İstanbul şöyle:

Trafik

Köprü

Simit

“5 dakikaya oradayım” yalanı

Arkadaş grubunda biri yazdı:

“İstanbul zaten ayrı ülke.”

Ben de yazdım:

“Coğrafya kitabı da aynı fikirde gibi.”

Bursa: Tatlıyla anılan şehir ve zihinsel rahatlama noktası

Bursa benim için hep “oh tamam bunu biliyorum” şehri.

Çünkü:

İskender kebap

Kestane şekeri

Uludağ (kayak = zenginlik hissi)

Ama yine de emin olamıyorum.

İç ses:

> “Sen Bursa’yı şehir olarak değil, menü olarak hatırlıyorsun.”

Haklı olabilir.

Kocaeli ve Sakarya: Sanayi ve otoyol travması

Kocaeli deyince aklıma:

Fabrikalar

Duman

“İzmit Körfezi” diye bir şey

Sakarya deyince ise:

Geçerken görülen tabela

Otobüste “bir sonraki durak” hissi

Arkadaşıma yazdım:

“Kocaeli kesin var çünkü sanayi kokuyor.”

O da cevap verdi:

“Bu nasıl kriter?”

Haklıydı ama benim beynim böyle çalışıyor.

Edirne ve Kırklareli: Sınır bölgesi sendromu

Önerdiğimiz İçerik: Joy Time nedir ?

Edirne deyince içimde bir “Avrupa’ya açılıyoruz” hissi oluyor.

Kırklareli ise:

“Ben de buradayım ama sessizce” diyen şehir gibi.

İç sesim:

> “Bu iki ili genelde sınavda birlikte yakıyorlar.”

Ve gerçekten öyle hissettiriyorlar.

Yalova: Küçük ama stratejik

Yalova benim için:

“Feribotla gidilen yer + termal + kısa tatil”

Arkadaş grubunda biri dedi:

“Yalova Marmara mı ya?”

Ben:

“Bence evet ama emin değilim, Yalova biraz kendi başına takılıyor.”

Bilecik: Coğrafyanın gizli NPC’si

Bilecik… İşte orada duruyorum.

Beynimin içinde Bilecik şöyle:

Sessiz

Minimal

Haritada zoom yapınca çıkan şehir

İç ses:

> “Bilecik’i hatırlıyorsan ya çok çalışkansın ya da coğrafya öğretmenin travmatik.”

Benim durum ikinciye daha yakın.

Balıkesir ve Çanakkale: Ege-Marmara geçiş bölgesi kaosu

Balıkesir ve Çanakkale tam bir kimlik krizi yaşıyor gibi.

Balıkesir:

“Ben hem Ege’yim hem Marmara, iki taraflı oynuyorum.”

Çanakkale:

“Ben tarihim, beni bölgelere sıkıştırmayın.”

Ben de İzmirli olarak empati kuruyorum çünkü biz de biraz “Ege miyiz yoksa Akdeniz’e mi selam çakıyoruz” karmaşası yaşıyoruz.

Arkadaş grubunda final tartışması

Akşam ilerledi. WhatsApp grubunda artık işler çığırından çıkmıştı.

Bir arkadaş yazdı:

“Tam listeyi yazın artık.”

Ben derin nefes aldım. Kahveyi yeniden doldurdum. Ve yazdım:

“İstanbul, Bursa, Kocaeli, Sakarya, Tekirdağ, Edirne, Kırklareli, Yalova, Bilecik, Balıkesir, Çanakkale.”

Grup sustu.

Sonra biri yazdı:

“Emin misin?”

İçimde bir çöküş oldu.

Çünkü cevap basitti ama güven zordu.

İç hesaplaşma: Ben neyi bilmiyorum aslında?

O an düşündüm.

Sorun Marmara Bölgesi’nde hangi iller var sorusu değildi.

Sorun benim her şeyi “yarım hatırlama” yeteneğimdi.

Hayatta da böyle değil mi zaten?

İnsanları yarım hatırlarız

Şehirleri yarım biliriz

Kendimizi bile bazen yarım yaşarız

İzmir gecesi camdan içeri girerken düşündüm:

Ben Marmara’yı aslında hiç öğrenmemiştim. Sadece yaşamış gibi yapmıştım.

Komik ama gerçek bir farkındalık

O gün şunu fark ettim:

Coğrafya aslında ezber değil, ilişki kurma işiymiş.

Ben Marmara’yı:

İstanbul’la kalabalık

Bursa’yla tatlı

Edirne’yle sınır

Kocaeli’yle trafik

olarak hatırlıyordum.

Ama hepsini bir araya koyunca ortaya “Marmara Bölgesi” çıkıyordu.

Sonuç: İzmir’den Marmara’ya bakarken

Telefonu kapattım. Kahve soğumuştu. Ama içimde garip bir rahatlama vardı.

Çünkü artık biliyordum.

Marmara Bölgesi’nde hangi iller var sorusu sadece bir liste değildi. Benim zihnimin dağınıklığıydı, arkadaş grubunun saçma rekabetiydi, İzmir’de tek başına düşünürken kaybolduğum küçük anlardan biriydi.

Ve en komiği şu:

Ben hâlâ bazen Edirne ile Kırklareli’ni karıştırıyorum.

Ama artık sorun etmiyorum.

Çünkü öğrendim ki bazı şeyler doğru bilmekten çok, birlikte hatırlanmakla anlam kazanıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

şişli escort
Sitemap
betci giriş